Ocak 21, 2018, 05:06:20 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.















Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Marka Tartışmaları...  (Okunma Sayısı 7907 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Harun
Administrator
Forum Üyesi
*
Offline Offline

Adı Soyadı:
Harun Yamanlar

Yaşadığı Yer:
Kadıköy, İstanbul

Yaş: 59

Mesaj Sayısı: 2865



« : Ocak 02, 2007, 15:06:25 »

Arkadaşlar merhaba,

Bazen gözüme çarpıyor, daha önce yaşadığımız tartışmalar gibi tatsız sonuçlar doğurabilecek yazışmalar ve mesajlar oluyor.

Bir arkadaşımız kendini tutamayıp bir mesaj atıyor, ona bir başkası cevap veriyor ve seviye gittikçe düşerek tartışma büyüyor.

Bu arada rahatsız olan arkadaşlardan bana ve belki moderatör arkadaşlarda da özel mesajlar yağmaya başlıyor. Vaktimizi başka şeylere harcamak yerine bunlarla uğraşmak zorunda kalıyoruz.

Lütfen unutmayın. Forumun amacı gerilim yaratmak değil, paylaşmak.

Anladığım kadarıyla henüz çok büyümüş bir tartışma yok ama seviyesiz tartışmalara "çanak tutan" veya "gebe" bırakan sözlere rastamaya başladım.

Şunu anlamakta çok zorlanıyorum.

Bu forumun doğal sponsoru Proses olduğu ve Proses de DC sistemler sattığı halde şimdiye kadar ne AC sistemleri ne de diğer markaların aleyhine bir tek yazı yazmadım.

Bunu neden bazı arkadaşların da yapamadığını anlayamıyorum.

Her markanın iyi, kötü taraflarını tartışabilirsiniz, söyleyebilirsiniz. Bu gayet doğal ama tahrik edici yazmayabilirsiniz.

Yaş ortalamasının ve eğitim seviyesinin yüksek olduğu bu forumda yazdıklarınızın kimleri tahrik edebileceğini düşünemiyor olmanızı anlamıyor ve kabul edemiyorum.

Daha önce defalarca söyledim. Gerçek şu ki, bu forumu hasbelkader ben kurdum. Ama bundan dolayı da bir sahiplik duygusu hissetmiyorum ve mümkün olduğu kadar tartışmaların dışında kalmaya çalışıyorum. Herkes yapıcı olmak kaydıyla sınırsız bir özgürlük içinde. Hornby yi bile kötüleseniz (söylenenler yanlış bile olsa) genellikle cevap vermiyorum. Sadece problem büyürse, o da mecburen karışmak zorunda kalıyorum.

Anlıyorum ki, herhalde insan doğasının gereği, tahrik etmek isteyen bir yapımız var. Bunu da doğal karşılamak gerekiyor herhalde. Ne de olsa hepimiz insanız ve bu hataya düşebiliyoruz yarın da düşebiliriz.

Ancak lütfen bundan sonra, istemeden de olsa tahrik edici tartışma (lüzumsuz) yaratıcı mesajlarınız silindiği zaman "kişiselleştirip" alınmayın.

Buna gerek "admin" olarak benim, gerekse diğer "moderator" arkadaşların da mesajları dahildir.

Selamlar,

Harun
« Son Düzenleme: Ocak 02, 2007, 15:11:43 Gönderen: Harun Yamanlar » Logged
ktuzunalp
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Ocak 02, 2007, 20:04:12 »

Aslında ben bu tartışmaları da anlamsız buluyorum, evet, futbol tartışmalarına dönme eğilimi oluyor bazen. Hiçbir marka birbirinin aynısı değil, hepsinin kendine göre artı ve eksileri var. Bazen de sevmişliğimiz, birlikte yaşantımız olduğundan başkalarının sevmediği bir markayı alıp kullanabiliriz. Kimisi gerçekçilik sever, kimisi mükemmel elektrik alma ve mücevher gibi mekanizma sever. Bu hobi içinde kim neyi seviyorsa, onu alır ve kullanır şeklinde düşünmekteyim.
Logged
gargamel
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ocak 03, 2007, 00:29:30 »

    Aslında bu sitede,bu hobiye gönül veren çogu trenci arkadaşların,egitim düzeyleri,üniversite yada
yüksek okul seviyesinde,ve herkesin birbirine,(katılmadıgı görüş yada görüşler dahi olsa)ortalama müşterekde düzgün ve dogru cümlelerle hitab etmesi şart.
      Neticede bu site,insanların birbirini rencide etmesi için degil,bu hobiye gönül verenlerin,
birbirleri ile fikir alış-verişinde bulunmaları için tasarlanıp,sayın Harun bey tarafından hizmete alınmış
nadide bir site.Her ne olursa olsun,sitede amaca hitap etmeyen düzeysiz cümle yada cümlelelere
yer vermemekte fayda var diye düşünüyorum ben.

bilgi@gargamelmodelevi.com
Berk
Logged
uygun
Forum Üyesi

Offline Offline

Yaş: 52

Mesaj Sayısı: 93



« Yanıtla #3 : Ocak 03, 2007, 00:48:29 »

Bence gerçekten son derece gereksiz bir tartışma. İnsanlar bir şekilde inanmışlar ve markalarını seçmişler. Benim babam senin babanı döver den ileriye gidilemiyor malesef. Peki şunu hiç düşündünüzmü Binlerce YTL yatırdığımız markalar sizin için önemli de sizler neden markalar için önemli değilsiniz. Bu gün hangi markanın Türkiyede garanti kapsamı ve servisi var? Ben duymadım ama duysaydım O MARKAYI SEÇERDİM.
R.Mehmet UYGUN
« Son Düzenleme: Ocak 03, 2007, 01:04:45 Gönderen: uygun » Logged
Harun
Administrator
Forum Üyesi
*
Offline Offline

Adı Soyadı:
Harun Yamanlar

Yaşadığı Yer:
Kadıköy, İstanbul

Yaş: 59

Mesaj Sayısı: 2865



« Yanıtla #4 : Ocak 03, 2007, 03:01:01 »

Bence gerçekten son derece gereksiz bir tartışma. İnsanlar bir şekilde inanmışlar ve markalarını seçmişler. Benim babam senin babanı döver den ileriye gidilemiyor malesef. Peki şunu hiç düşündünüzmü Binlerce YTL yatırdığımız markalar sizin için önemli de sizler neden markalar için önemli değilsiniz. Bu gün hangi markanın Türkiyede garanti kapsamı ve servisi var? Ben duymadım ama duysaydım O MARKAYI SEÇERDİM.
R.Mehmet UYGUN

Mehmet bey merhaba,

Görüşlerinize katılıyor ama kendimizle ilgili ekleme yapmak istiyorum.

Diğer firmaları bilemem ama biz Proses olarak 1983 senesinden beri (26 sene) sattığımız veya ürettiğimiz her ürüne duygusal olarak da bağlı olduğumuz için 20 sene evvel sattığımız ürüne bile servis veriyor bunu da kar amaçlı yapmıyoruz. Çoğu zaman parça değişimine para dahi almıyor hele sadece biraz parça değiştirerek tamir edilebiliyorsa kesinlikle hiç bir ücret almıyoruz. Ancak bu doğru ticaret değil. Kendinizi Tanıtın bölümündeki mesajımda da söylediğim gibi "hobinizden para kazanmaya çalışmanın" işiniz açısından kötü, müşterileriniz açısından iyi olduğu bir durum. Üstelik oyuncak kategorisine de giren bu ürünler için (digital kumandalar dışında) normal olarak dünyanın hiçbir yerinde garanti verilmez. Bizim için resmi garanti değil, Proses'in adı ve Türkiye şartlarında faydalı birşeyler yapabilmek önemlidir.

Bundan dolayı da, müşterilerimize sadece ürün garantisi değil amiyane tabirle "kazık yememe" ya da milli geliri 20,000 USD olan ülkelerdeki insanlardan "çok daha pahallıya almama" garantisi de vermeye çalışıyoruz. Tabii elimizden geldiğince ve yapabiliyorsak. Yapamadıklarımızı da açıkça söylüyor (setlerde olduğu gibi) ve bazı firmalar gibi olmayan "gümrük vergileri"nden ve masraflardan bahsedip kimseye yalan söylemiyoruz.

Bence bir firmanın garantisi bu tip konularda olmalıdır. Aslında buna yabancılar "company reliability" (firma güvenilirliği) diyorlar ve garantiden çok daha fazla önemsiyorlar.

Ayrıca haklısınız markalar için tek tek müşteriler önemli değildir. Ama benim ve benim firmam için önemlidir.

Bugün, ismini de vereceğim müşterilerimizden Kemal bey (yarın toplantıya gelirseniz tanışırsınız) İngiltere'den yeni döndüğünü ve fiyatlarımızın oradan, yani ürünlerimizin anavatanından daha uygun olduğunu söyledi. Bunu başarabilmek bizim için önemlidir.

Kusura bakmayın, 26 senedir savaşını verdiğim konulara değindiğiniz için bir kez daha açıklama yapmak ihtiyacını duydum.

Markalar konusundaki saptamanıza da aynen katılıyor ve altına 21 Aralık da yazdığım benzer mesajı ilave ediyorum. (Tarihte Hornby ve Marklin Ortaklığı)

---------------------------------

Arkadaşlar,

Daha önce Hornby mi Marklin mi gibi "tiyatrocu" arkadaşımızın iyi niyetle açmış olduğu konu (bence böyle bir konu açılmamış olmalıydı aslında) bir sürü gereksiz tartışmaya yol açmıştı.

Beni yakından tanıyan arkadaşlar hemen hemen hiç bir konuda "inanç", "takım tutma", "milliyetçilik" dahil olmak üzere taraf olmayı tercih etmediğimi ve bunların tümünü genel hayat felseme ters düştüğü için reddettiğimi bilirler.

Milyon dolarlık oyuncuların oynadığı ve kendilerine hiç bir faydaları olmayan takımları destekleyen garibanların nasıl olup da takımları yenildiğinde kedere büründüklerine hiç bir zaman akıl sır erdirememişimdir. Tabii ki bu benim şahsi dünya görüşümün bir parçası.

Daha önce tren markaları arasında yapılmış tartışmaları hatırlıyorum ve aşağıda vaktiyle Marklin ve Hornby'nin nasıl ortak çalıştıklarını bilginize sunuyorum.

devamı da burada

http://modeltrenciler.com/forum/index.php?topic=62.msg323#msg323

-----------------------------------------------------
Logged
Harun
Administrator
Forum Üyesi
*
Offline Offline

Adı Soyadı:
Harun Yamanlar

Yaşadığı Yer:
Kadıköy, İstanbul

Yaş: 59

Mesaj Sayısı: 2865



« Yanıtla #5 : Ocak 03, 2007, 04:12:28 »

sayın uygun, marklinin servisi olması için bayisi olması gerekir bayisi olmak isteyen babayiğitte marklinden senede 10,000 parça ürün çekmeyi taahhüt etmesi gerekir, maalesef vitrine 10-15 tane marklin tren koymakla bayii olunmuyor..bu konuda marklingen in çok sert kuralları vardır..saygılar...

Sayın onkuyumcu, (bir ara adınızı profilinize girerseniz böyle tuhaf hitap etmek zorunda kalmayız)

Marklin eğer Türkiye'de senede 10,000 ürün almıyorlar deyip bayilik vermiyorsa bu onların ayıbıdır ve savunulacak bir tarafı da yoktur.

Biz Hornby/Scalextric grubunun en küçük distribütörüyüz ve her sene yapılan dünya distribütörler toplantısına davetli olarak gider ve dünyanın en büyük distribütörü olan Amerika ile aynı masada yan yana yemek yer ve aynı saygıyı görürüz. Ve de üstüne üstlük aynı fiyatlarla mal alırız.

Açıkçası bazı firmalarla daha önce neden çalışmadığımızın da sebebini öğrenmiş oldunuz. Bir ülke distribütörüne, kendi ülkesindeki dükkanlara verdiği fiyatlardan mal vermeye çalışan firmaları ve de üstelik o firmaları web sitelerinde bile distribütör olarak göstermeyen firmaları sevmiyorum. Hiç milliyetçi olmamama rağmen bu tip firmaları saygısız ve ülkeme hakaret etmiş gibi görüyorum.

Adını vermeyeceğim ama HO dışında bir ölçek tren satan dünyanın en büyük üreticilerinden birinin uluslararası marketing müdürü tam 3 sene boyunca her sene Türkiye'ye geldi, onlarla güzel yemekler yedik ve ağırladık tabii. Çünkü Hornby onlara Proses'le ile ilgili çok iyi referans vermişti ve bizim onların distribütörü olmamızı çok istiyorlardı. Ancak bize verecekleri fiyatlar dediğim gibi Almanyada bir dükkana verdikleri fiyatlarla aynıydı. Çünkü onlar da bizi ülke olarak ciddiye almıyor, saygı duymuyor bu sene bunlarla deneriz olmazsa seneye başka firmaya da veririz mantığıyla hareket edeceklerdi.

1999 senesinde Hornby distribütörler toplantısına ilk katıldığımda önce her ülkeye ayrı bir dosya verdiler. Benim dosyamda Türkiye'nin oyuncak ve hobi pazarının çok ayrıntılı bir incelemesi vardı. Gördüm ki adamlar Türkiye pazarını benden daha iyi biliyorlar. Ve ilişkimiz böylece bugüne kadar geldi.

Geçtiğimiz senelerde Toyz R Us firması defalarca Hornby'den mal istedi. Cevap, Proses'ten bizden aldığınız fiyatlara alabilirsiniz oldu. Gene geçtiğimiz senelerde satış müdürü de üstelik bir İngiliz olan bu firmayla Hornby ve Scalextric satmak için toplantı yaptık. Bu toplantıya her sene Türkiye ye gelen Hornby uluslararası satış müdürü de katıldı. Sonuçta anlaşamadık ve Toyz R Us a mal satmıyoruz. Ama önemli olan nokta Hornby'nin daha fazla mal satabileceği bir müşteri uğruna Proses'i "satmaması" oldu. Bu benim bir önceki mesajımda önemle üstünde durduğum "company reliability" (firma güvenilirliğinin) güzel bir örneği.

Ben Hornby'yi bilerek değil şans eseri Scalextric dolayısı ile buldum. Ama iyi ki de bulmuşum. Özellikle diğer birçok markayı da bünyesine katması ayrıca bir şans oldu. Üstelik yeni ürünlerde görüleceği gibi kalite açısında çağ atlamış durumdalar ve bunun grubun diğer bütün markalarına da yansıyacak ve yansımaya başladı da. Artık Lima, Rivarossi, Jouef de de Hornby raylar ve digital sistemler kullanılıyor. Ayrıca bilinmesi bazılarınızın hoşuna gidecek Lenz ve Hornby digital sistemleri aynı fabrikada yapılıyor.

Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum. Daha önce defalarca söyledim gerekirse yaşadığım sürece de tekrarlayacağım.

Eğer Türkiye'de hobi sektörünün gelişmesini (herhangi bir hobinin) istiyorsak satıcılar olarak da bazı şeyler yapmamız gerekiyor. Bizi ve ülkemizin şartlarını bilmeyen ve bizi ilk fırsatta biraz daha fazla siparişe satmayacak firmalarla çalışmamız ve onlara kendimizi kabul ettirmemiz gerekiyor.

Ben şahsen bunu yaptım. Türkiye de 2 misli fiyata satmak yerine o firmanın malını ve sıradan bir dükanı olmayı kabul etmedim.

Eğer uygun fiyatlarla alabiliyorsak "oyuncakçı" mantığı ile değil "hobici" mantığı ile hareket edip uygun fiyatlarla satmalıyız.

Oyuncak alanlar belki müşteridir ama tren, uçak, araba, gemi alanlar arkadaşınız, dostunuz olur.

Sayın onkuyumcu, vitrinine 10-15 tane Marklin koymakla bayi, hatta distribütör bile olunur. Yeter ki iş yaptığınız firma da sizin müşterilerine duymanız geren saygıyı hem ülke olarak hem de firma olarak size de duysun, sizin ülkenizi tanısın. Bunun aksini diğer ithalatçılara yapılan bir saygısızlık ve haksızlık olarak görüyorum.

Açıkçası sizin de, yaptıkları marifetmiş gibi Marklin'e hak vermenizi anlayamıyorum. Koca bir ülkeyi, bir dükkanla bir tutma felsefesinin hoş görülür nesi olabilir?

Gene uzun oldu kusura bakmayın. Bu aralar çenem düştü herhalde.

Ama emin olun Türkiye'de hobi sektörü bir yere gelecekse daha da konuşmaya ve yazmaya razıyım. Yeter ki bir işe yarasın.

Gerçi bunların kaç kişinin umurunda olduğu da ayrı bir konu tabii.

Selamlar,

Harun


Logged
uygun
Forum Üyesi

Offline Offline

Yaş: 52

Mesaj Sayısı: 93



« Yanıtla #6 : Ocak 03, 2007, 10:56:19 »

Sayın Harun Bey;
Gerçekten servis hizmeti verdiğinizi bilmiyordum. Gerçi anladığım kadarı ile fedakarlık boyutunda bir servis hizmeti ama olsun yinede güzel bir davranış sizi kutluyorum.
Hiç marka telafuz etmemiştim ama ben Marklin kullanıyorum. İki lokomotifim var ikisininde garanti belgesi var. Yabancı dilim yetersiz olduğundan garanti kapsamı neyi kapsıyor çok anlamıyorum ama sonuçta bir belge var.
Saygılar
R.Mehmet UYGUN
Logged
uygun
Forum Üyesi

Offline Offline

Yaş: 52

Mesaj Sayısı: 93



« Yanıtla #7 : Ocak 03, 2007, 11:07:33 »

Sayın Onkuyumcu;
İşte benimde söylemek istediğim bu. Adamlar satış düşük diye bizi yok sayıyor biz burada şu markamı bu markamı birbirimizin gözünü oyuyoruz.
Firmaları firma yapan Ürün kalitesi ve ürün çeşitliliğinin yanı sıra satış sonrası verdiği hizmetle ölçülür.
Türkiye de satış düşük (resmi)servis açmayalım düşüncesi yanlış. İşte bu yüzden ben kullanıcıyım FANATİK değilim.
(Yılda 30 Ferrari satılıyor diye Türkiyede Ferrari servisi yokmu?) 
Saygılarımla.
R.Mehmet UYGUN
« Son Düzenleme: Ocak 03, 2007, 12:58:51 Gönderen: uygun » Logged
ctekin
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Ocak 03, 2007, 15:43:49 »

Selamlar,

Öncelikle şunu söylemeliyim; konu hakkında yazı yazanların tamamı DOĞRU söylemişler.

Müşteri açısından servis önemli. Satıcı açısından ilişkide olduğu şirket gözünde değeri olması.

Hem İngiltere hem de Almanya'dan ithalat yapan bir girişimci olarak şunu söyleyebilirim:

İngilizler, Harun bey'in dediği gibi bir şirkete inanmışlarsa o pazarda o şirket yetkililerinin lafını asla ezmezler, ezdirmezler (bkz. Harun bey'in Toys'r'Us deneyimi). Hatta bunun için aralarında yazılı anlaşma bile olması gerekmez. Çünkü İngiliz'ler dünyanın en iyi tacirleridir.

Almanlar ise iyi tacir değil iyi mühendistirler ve sürekli "bu adam beni nasıl kazıklamaya çalışacak" diye düşünürler. Onlarla güven üzerine kurulu bir ilişki geliştirmek zaman alır.

Harun bey'in anlattıklarının aynısını hem İngiliz hem Alman şirketleri ile yaşıyorum: İngiliz, ikinci yazışmamızda Türkiye distribütörlüğü verdi, Alman ise ayda 200 parçadan az alırsan olmaz diyor hala (ürün fiyatı parça başı EUR 200.- ve kar marjı acaip düşük).

Kısacası anlaşılır bir durum. Ancak ben bu farkı bir "ticaret kültürü" farkı olarak yorumlamayı tercih ediyorum, çünkü şunu da biliyorum ki Alman bana söylediğinin aynısını Norveç veya Somali'deki ithalatçılara da söylüyor. Sonuçta Alman'ların ürettiği birçok şeyi öyle yada böyle alıp satmak zorundayız (teknolojik üstünlük, fiyat farkı, vs. sebeplerle).

Son tahlilde bunlardan biri doğru diğeri yanlıştır diyemem çünkü Alman da İngiliz de yıllardır ayakta duruyor, gelişiyor. Ticaretlerini nasıl yapacaklarını öğretmeye çalışmak bana düşmez diye düşünüyoruym.

Neşeli günler,

Cem.
Logged
iceman
Kulüp Üyesi
Forum Üyesi
*
Offline Offline

Adı Soyadı:
Jimmy Cem ERSÜ

Yaşadığı Yer:
İzmir

Yaş: 42

Mesaj Sayısı: 743



« Yanıtla #9 : Ocak 03, 2007, 16:24:00 »

Harun abi zaten başta ben olmak üzere seni bu kadar çok sevmemizin nedeni de bu.Zaten akıl-mantık sahibi birisi Türkiyedeki model tren pazarının içler acısı hali ile buradaki diyalogları kıyas ederse ortaya çıkacak sonuç baştan belli diye düşünüyorum.O yüzden söylediklerine fazla eklenecek birşey de bulamıyorum.Beni tek düşündüren konu DC den AC ye geçen arkadaşların/abilerin söyledikleri.Bundan sakın tercihleri eleştirdiğim saygı duymadığım görüşü çıkmasın.Bunu geçen forumda da yazmıştım.Basit bir örnek vermek gerekirse bir Audi A3 ve bir BMW 1 serisi...Ki bunlar piyasada da birbirlerinin en büyük rakipleri.Ben şahsen bu ikisi arasından bir tercihte bulunacak olsam A3 ü tercih ederdim.Hatta İzmir-Özgörkey BMW deki satış elemanı bir arkadaşım onlar arasında bir tercih yapacak olsam bende A3 ü seçerimi bizzat kendisi söyledi bana.Ama bugün caddelerde tonla 1 serisi var.Benim dikkatimi çeken Sarp bey ve Abdurrahman abi gibi DC den AC ye geçenlerin Lima dan Maerkline transfer olmaları.Zaten dikkat edin DC ye bir eleştiri konusu olacaksa Lima ve Pico hemen hedef alınıyor.Doğal olarak hak veriyorum.Çünkü benim Maerklin e de uzun süre hapis kalmama bu iki marka sebep oldu.Fleischmann TR de şu an var ama tabii hangimiz tonla oluk oluk para akıtıp üstüne birde çeşitli kaş göz çatmalarla tavır görmeyi kendine yedirebilir bu başlı başına ayrı bir konu.Bu durumun bence en büyük sebebi Roco ve Fleischmann ın vakt-i zamanında TR piyasasında iyi bir yer edinmemiş olmasından kaynaklanıyor.Bugün bana da silah dayayıp DC istiyorsan Lima veya Pico var.Roco ve Fleischmann diye markalar yok.Ya Maerklin ya da onlar diye seçenek sunsalar bende Maerklin i seçerdim.Umarım şu sıralar düşündüklerini,hayal ettiklerini hayata geçirirsin hepimiz model trenciliğin şu içler acısı haline bir son veririz....
Logged

Loko ların ustasıyım Roco ların hastasıyım.......
ctekin
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Ocak 03, 2007, 16:42:59 »

Jimmy Cem tekrar selam,

Yine senle ayrı fikirde olacağım ama: ben Türkiye'de model trenciliğin halinin içler acısı olduğunu pek düşünmüyorum. Tabi ki çok daha iyi olabilir ama hep bahsettiğin kadar da kötü değil. Ayrıca bu foruma aktif olarak katılmayan, hatta forumdan habersiz yüzlerce kişiyi de düşünmek lazım.

Harun bey'in konuya bakışını ve içtenliğini diğer ithalatçılardan da bekleyebiliriz ama bunu yapmadıklarında onlara verilecek en iyi cevap ürünlerini "onlardan" almamaktır. Ürün temini için yüzlerce yol var. Özellikle gittigidiyor'da son iki yıldaki hareket bunu gösteriyor. Birçok kişi model trenciliğe başlıyor. Bu da ayrı bir sevinç konusu.

Çocukluğumdan hatırladığım sorunların yüzde biri yok bugün. Özellikle kendi modellerinin/aksesuarlarının bir kısmını yapabiliyorsan (abdusta gibi), biraz tamirden anlıyorsan, önünde pek engel kalmıyor. Bak zaten konuşmaların büyük kısmında "ah, br57 bulsam hemen alacam" gibi laflar var. Yani "abi bi loko bulsam" kısmı hallolmuş, artık istediğimiz modelin istediğimiz kalitesini konuşur olmuşuz.

İşin hülasası; bence durum o kadar da karanlık değil.

Cem.
Logged
sarp
Forum Üyesi

Offline Offline

Yaş: 37

Mesaj Sayısı: 6


« Yanıtla #11 : Ocak 03, 2007, 17:54:22 »

Selamlar,

Aslinda dunku yazimda Lima ile basladigim DC modelciligi diyordum, lima ile basladim ancak Fleishmann, Roco ve Liliput'da kullandim DC ile ilgilendigim zamanlarda, birkac nokta varki uzerinde durmamiz gerek evet her markanin birbirine gore ustunlukleri var ama aradigim kriterlerde ortalamasini en yuksek buldugum marka marklin oldu. Bu sadece kisisel tercih daha oncedende belirttigim gibi.

Saygilar,
Sarp Ustel
Logged
avsalı
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : Ocak 09, 2007, 16:35:57 »

kişilerin beğinileri değişik standartlarda olabileceği gibi görsel ve teknik açıdan da daha detaysı ürünleri sevenler tabiki istediği markayı alma özgürlüğüne sahiptir. buna kimse bir şey demiyor zaten ama diğer markalarında kötülenircesine eleştirilmesi forum kurallarına ykırı bana göre .sonuşta isteyen istediği ürünü alır. saygılar.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.1 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!